|
“LÂPONYA’DA KIŞ SAFARİSİ”
01. GÜN
İSTANBUL - HELSINKI - ROVANIEMI
Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde 09:00 da Luka
Tours özel kontuarında buluşma ve karşılanma. Bagaj, bilet ve
pasaport işlemlerinden sonra Türk Hava Yolları’nın TK 1755
sefer sayılı uçuşu ile 11:00 da Helsinki’ye uçuş. 14:20 de
Helsinki Vantaa Havalimanı’na varış. Uçak değiştirme ve Air
Botnia’nın KF 6599 sefer sayılı uçuşu ile 18:00 da
Rovaniemi’ye uçuş. 19:25 de Rovaniemi’ye varış. Karşılanma ve
otelimize transfer. Oda dağılımı ve tüm misafirlerimize kışlık
ekipmanların dağılımı. Akşam yemeği otelimizde alınacaktır.
MENÜ: Salata, geleneksel Ren Geyiği Sote, tatlı. Geceleme
otelimizde.

02. GÜN
ROVANIEMI
Sabah kahvaltıdan sonra tam günlük Rovaniemi Şehir Tanıtım
Gezisi: Lâponya’nın en büyük köprüsü olan Lumberjack’s Candle,
ünlü mimar Avlar Aalto’nun eseri olan Laponya Müzesi, Kemijoki
Nehri, geyik boynuzu yapımcıları gezi sırasında görülecek
yerler arasındadır. Gezi sonrası 2 kişilik “snowmobile”ler ile
ilk dersler ve Kutup Dairesi ile Santa Claus Köyü’ne yolculuk,
geçiş sertifikalarının alınması, çeşitli hediyelik eşya
alışverişi için serbest zaman. Öğle yemeği köyde günlük menü
eşliğinde alınacaktır. Yemek sonrasında Geyik Çiftliği
ziyareti ve geyikli kızaklar ile ilk denemeler. Lâponya Shaman
Vaftiz Serenomisi. Çiftliğe dönüşte geyik sürüşü
sertifikalarının dağılımı. Kahvaltı ve tatlı ekmek ikramı.
Ounasjoki Nehri boyunca sürüş ve Lâponya Arktik Müzesi’ni
ziyaret ile “Kuzey Işıkları/Northern Lights” multi-media
gösterisi. Kent içinde yürüyüşü takiben otelimize dönüş. Akşam
yemeği otelimizde alınacaktır. MENÜ: Mantar çorbası, somon
ızgara, tatlı. Geceleme otelimizde.
03. GÜN
ROVANIEMI
Sabah kahvaltıdan sonra tam günlük gezi sırasında
“snowmobile” ile yapılacak olan Wilderness Safari sırasında
Avrupa’nın en geniş bataklıklarını göreceğiz. Teepee’de hafif
öğle yemeği, çorba ve ikramlar alınacaktır. Yemek sonrası
Tobogganing/Kızak ile neşeli dakikalar… Akşamüzeri
“snowmobile” ile Wilderness Resort’a varış ve sauna/buz’da
yüzme imkânı. Akşam yemeği Wilderness Restaurant’ta ateş
üzerinde alınacaktır. MENÜ: Salata, somon ızgara, tatlı. Yemek
sonrasında “snowmobile” ile “Kuzey Işıkları/Northern Lights”
gezisinde seyir esnasında kahve/çay ikramları yapılacaktır.
Gece Igloo’ya (kuzeyde iklime adaptasyon için yerlilerin buz
veya thermo-glass yapımı evleri) yerleşme. Geceleme Igloo’da.
04.
GÜN ROVANIEMI - KEMI
Wilderness Restaurant’ta alınacak kahvaltı sonrasında gölde
snow-shoes/kar ayakkabıları ile yürüyüş, ice-fishing/buzda
balık avı yarışması, dönüşte Husky Köpekleri Çiftliği ziyareti
ve Dogsled/Husky Kızakları için ilk dersler… Yaklaşık 1
saatlik kızak safarisi sonunda iki ayrı grup halinde bir orman
kulübesinde açık ateşte öğle yemeği. Yemekten sonra otelimize
dönüş özel aracımız ile yapılacaktır. Akşam yemeği esnasında
ice-fishing/buzda balık avı özülleri sunulacaktır. Geceleme
otelimizde.
05. GÜN KEMI -
HELSINKI - İSTANBUL
Sabah kahvaltı sonrasında havalimanına transfer. Air
Botnia’nın KF 6654 sefer sayılı uçuşu ile 10:45 de Helsinki’ye
uçuş. 12:00 da Helsinki Vantaa Havalimanı’na varış. Uçak
değiştirme ve Türk Hava Yolları’nın TK 1756 sefer sayılı uçuşu
ile 15:20 de İstanbul’a uçuş. 18:40 da Atatürk Havalimanı’na
varış. Gerekli yönlendirmelerin ardından gezi ve
servislerimizin sonu.
SERVİSLER
• Türk Hava Yolları ile İstanbul – Helsinki – İstanbul
Arası Uçak Biletleri
• Air Botnia ile Helsinki – Rovaniemi – Helsinki Arası İç Hat
Uçuşları
• Alan – Otel – Alan Arası Özel Otobüs ile Transferler
• Rovaniemi’de 02 Gece 4****Hotel’de Konaklama
• 01 Gece Igloo’da Konaklama
• Kemi’de 01 Gece 4**** Hotel’de Konaklama
• Sabah Kahvaltıları
• Programda Yer Alan Tüm İkramlar ve Tüm Akşam Yemekleri
• Programda Belirtilen Kış Safari Konseptli Çevre Gezileri
• Havalimanı Vergileri
• Tecrübeli ve Farklı LukaTours Rehberlik Hizmetleri
• Misafir Bilgi Kitapçığı
• Seyahat Çantası

RANTASIPI POHJANHOVI HOTEL
Adres: Pohjanpuistikko 2 Rovaniemi, LL 96200 Finland
Tel: +358 (0)16 33 711
Fax: +358 (0)16 313 997

CUMULUS KEMI
Adres: Hahtisaarenkatu 3 94100 Kemi
Tel: +358 (0) 16 22 831
Fax: +358 (0) 16 228 299
NOT:
Gezimize şahsi harcamalar, otel ekstraları, yemeklerdeki
içecekler ve programda belirtilmeyen servisler dâhil değildir.

GECE YARISI GÜNEŞ
ÜLKESİ: “LÂPONYA”
Lâponya (İsveççe
LAPPLAND) İsveç, Finlandiya, Norveç ve Rusya arasından kalan
tarihi bir bölgedir. Çoğunluğu İsveç’te, çok az bölümü de
Finlandiya, Norveç ve Rusya’dadır. Bu ülkelerin neredeyse
kuzeyinin tamamını kaplar. Batıda Atlas Okyanusu, doğuda
Barents Denizi ve Beyaz Deniz ile çevrilidir. Bölgenin yerli
halkı bugün sayıları çok azalmış olan “Sami”lerdir. Beyaz ırka
mensup Lapon halkı çoğunlukla göçebe halinde yaşar. Avrupa’nın
en kuzeyinde bulunan bölgenin siyasi bir varlığı yoktur ancak
kendi bayrakları, ulusal marşları ve ulusal günleri vardır.
Başkent :
Rovaniemi (Finlandiya)
Nufüs : 150.000
Yüzölçümü : 400.000
Geçim Kaynağı : Geyik üretimi, balıkçılık, orman
ürünleri
İklim : Soğuk iklim, Sibirya iklimi
Bitki Örtüsü : Tundra
Lâponya toprakları
yüzey şekilleri bakımından iki büyük bölgeye ayrılır. Dağlık
olan batı bölgesi 2.000 metreye ulaşan tepelerle, denize kadar
inen buzullarla ve en önemlileri Törne, Träsk olan göllerle
kaplıdır. Zaman zaman 1.000 metreye kadar ulaşan tekdüze
engebeli bir toprak aşınması alanından oluşan doğu
bölgelerindeyse çok sayıda göl ve geniş bataklık alanları
vardır. Yılın sekiz ayında donan ve yalnızca yaz aylarında
yüzeysel olarak çözülen toprak, esnek bir turbadan oluşur;
üstü otlar ve bodur çalılıklar ile cüce kayın ağaçlarından
meydana gelen ve tundra olarak adlandırılan bitki örtüsü ile
kaplıdır. İğne yapraklılara ancak güneye doğru rastlanır.
Kutba çok yakın
olan bu bölgede iklim genellikle değişmez. Kışın ısı -45
dereceye kadar düşer. 8 ay süren kış boyunca güneşi görmek
neredeyse imkânsız hale gelir. Güneş günde 4 saat göz kırpıp
kaybolur. Yazları 2 ay boyunca “gece yarısı güneşi” dediğimiz,
hiç batmayan güneşe tanık olunur.
Lapon
halkı Norveç’te (Finnmark, Troms, Nordland), İsveç’te
(Västerbotten, Norrbotten), Eski Sovyetler Birliği’nin
Murmansk Bölgesi’nde ve Finlandiya Laponyası’nda yaşarlar.
Laponlar ortalama 1.50 metre olan kısa boyları, esmer tenleri
ve kısakafalı olmalarıyla, sarışın ve uzun boylu
İskandinavyalılardan ayrılırlar. İnsanbilimciler, bu ırkı,
daha uzun olan (ortalama1.63 m) Alp ırkından sayarlar.
Çok sayıda İsveççe
sözcüğün yer aldığı Laponca (ya da Lapça) Fin-Ugor dil
öbeğindendir ve birçok lehçe içerir.
Rengeyiklerinin
mevimlik göçlerine bağlı olarak, Laponlar uzun süre göçebe bir
yaşam sürdürmüşlerdir. Bu durum öyle bir noktaya erişmiştir
ki, bir rengeyiği uygarlığından bie söz edilebilir. Eskiden
ulaşım aracı olarak kayakları ya da rengeyiklerinin çetiği
kızakları kullanan Laponlar, yaz aylarında otlaklarda
kurdukları deri ya da bez çadırlarda, kış aylarındaysa ağaç ya
da ağaç kabuklarından yaptıkları evlerde yaşarlardı. Başlıca
geçim kaynaklarını rengeyiği yetiştiriciliği, balıkçılık ve
kürklü hayvan avcılığı oluşturuyordu. Günümüzde ise Laponlar
bağlı oldukları ülke topraklarında yerleşik olarak oturmakta
ve giderek geleneksel giysilerinden de vazgeçmektedirler.
Rengeyiği ve sığır
yetiştiriciliğinin yanısıra patates ve çavdar tarımı ile de
uğraşan Laponlar bu ürünlerin satışından önemli kazanç elde
ederler. İsveç, Finlandiya ve Norveç Laponyası’nda yaşayan
Laponlar, turistlereyöenlik el işlerine eğilmişlerdir. İsveç
Laponyası’ndaki Kiruna ve Gällivare’de iki demir madeni
işletilir.
ROVANIEMI
Finlandiya’ya bağlı, Lâponya Bölgesi’nin merkezidir. Kutup
çevrimi altında Ounasjoki ve Kemijoki ırmaklarının kavşağında
bulunur. Finlandiya Laponyası’nın yönetim, ticaret, ekonomi ve
kültür merkezidir. Kent aynı zamanda bir turizm ve kış
sporları merkezidir.
Finlandiya’nın 8.
büyük kenti olan Rovaniemi kentten çok bir kasabayı andırır.
Kentte 35 bini merkezde olmak üzere sadece 55 bin kişi yaşar.
Sokaklar genellikle boştur. Binaları, vitrinleri, günlük
hayatı ve insanlarının hali-tavrı ile Rovaniemi AB üyesi bir
ülkeden çok bir Sovyet kentini andırır. Bu eski komşu ülke
SSCB’nin 110 yıllık egemenliğinin etkisidir.
GEYİKLER
İNSANLARDAN ÇOK
Finlandiya'nın Lâponya bölgesinde 200 bin insan yaşar
fakat 220 bin ren geyiği nüfusu vardır. 7300 civarında geyik
sahibi vardır ve sahipsiz geyik yoktur. Dolayısıyla avlanmak
serbest değildir. Yılda iki kez ormanda belli bölgelerde
toplanan ren geyikleri, kulaklarından damgalanır, soy ağaçları
çıkarılır, böylece takibe alınır ve tekrar doğaya
bırakılırlar. Altı aylıkken de kesilirler.
YEMEKTE DE
GEYİK
Ünlü Besteci Jean Sibelius'un, saunanın, Husky'lerin,
somon balığının, çeşit çeşit dağ çileklerinin ve onların
'çarpan' votkasının vatanı Finlandiya, en çok ren geyikleriyle
ünlüdür. Ren geyiği eti ve yanında garnitür olarak dağ çileği,
evde yapılan alkolsüz bira ve çay… Ren geyiği eti vitamin,
mineral, protein açısından oldukça zengin ve diğerlerine göre
daha pahalıdır.
HUSKY
Finlandiya'da 15 Husky çiftliği bulunur. Husky'ler koşmak
için eğitilir. Eğitim bir yaşında başlar ve üç yıl sürer.
Sonunda bir lider seçilir. Kızakları çekerken liderler başa,
tercübesizler ortaya, daha iyi durumdakiler ise arkaya alınır.
Kızakları 8–12 köpek çeker.
FİNLANDİYA'NIN
YERLİLERİ
Türkiye'nin doğu-batı sorunu gibi Finlandiya'nın da
kuzey-güney sorunu var. Lâponya’ya Finlandiya'nın geri kalmış
bölgesi denebilir. Aslında ülkenin yerlileri Laponlar, Türkler
gibi Orta Asya'dan gelip Finlilerden önce yerleşmişlerdir. Ama
şimdi ülkenin kuzeyine sıkışmış durumdalar. İsveç ve Rusya'da
yaşayan Laponlar da var ama Finlandiya'da yaşayanların sayısı
sadece altı bin civarındadır. Özerkliklerini henüz dört yıl
önce aldılar. Daha önce kendi dillerinde eğitim görmeleri bile
yasaktı.
KEMI
Finlandiya’nın liman kenti olan Kemi, Botten Körfezi
kıyısında Kemijoki’nin ağzında bulunur. 1869’da kurulan kent
bir sanayi merkezidir (biçkievleri, selüloz, kimyasal
maddeler) ve Finlandiya’nın en önemli kereste dışsatım
limanıdır.
“IGLOO”
İglo,
kimi Eskimo topluluklarının mevsimlik konut olarak
kullandıkları kardan yapıdır. İglo daire biçimli bir plana
uygun olarak katı kar bloklarının üstüste konulmasıyla içerden
yapılır. Kubbe biçiminde bir konuttur; dairenin içinde duran
kişi, blokları üstüste yerleştirdikçe içerde kapalı kalır ve
kapıyı ancak çeperleri iyice sağlamlaştırdıktan sonra içerden
oyar. İglo yalnızca kış avları sırasında kullanılır.
Rivayete göre İglo
ilk olarak avlanmak için evlerinden uzaklara gitmek zorunda
kalan 'İnuit'ler tarafından icat edildi. İcat ediliş şekilleri
ise oldukça ilginç. İnuitler MÖ 3 bin yıllarında asıl
memleketleri olan Asya'dan donmuş Bering Boğazı'nı kullanarak
Alaska'ya geldi. Bölgeyi tanımayan halk ilk önceleri hayvan
derisinden yapılma çadırlarda hayatta kalmaya çalıştı. Ancak
eksi 50 dereceye inen hava sıcaklıkları ve güçlü kutup
fırtınaları İnuitlerin nüfusunu yok olma noktasına getirdi.
Ancak onları hayatta tutan ve bugüne kadar gelmelerini
sağlayan ise yine hayatta kalma mücadeleleri ve İglolar oldu.
Ölüm-Kalım
Savaşı
Anlatılanlara göre geriye kalan az sayıdaki İnuitli için
ava giden bir grup avcı ansızın bastıran tipiyle ölüm kalım
savaşına gidi. Tipiden kurtulmak isteyen İnuitli avcılar
kendilerine sığınacak bir yer aradı. Ancak uçsuz bucaksız
kutup düzlüklerinde böyle bir sığınak bulmak imkânsızdı.
Avcılar son çareyi rüzgârın bir buzulun yanına yığdığı kar
birikintisini mağara gibi oyarak içerisine sığınmakta buldu.
Mağaranın tamamen donup içerisinde hapis kalmamak için ise
avcılar mağaranın girişine küçük bir tünel inşa etti. Sabah
kalktıklarında mağaranın kendilerini kar fırtınasından
koruduğu gibi sıcak tuttuğunu da fark ettiler. Böylece
insanoğlunun en orijinal tasarımlarından biri olan İglo doğmuş
oldu. İglo'nun keşfi, İnuitli avcıların hayatta kalmasını
sağladığı gibi İnuit halkını da yeniden hayata döndürdü.
Eridikçe
Güçleniyor
Yapı duvarlarını güçlü kılan bir diğer özellik de yine
İnuitlerin buluşundan kaynaklanıyor. Avcıların icadı olan
İgloları kısa sürede hayatlarına katan İnuitler çadırdaki
alışkanlıklarını bu yeni yapı içerisinde de uygulamaya
başladı. Bu alışkanlıkların başında ise İglo içerisinde ateş
yakmak geliyordu. Peki, kardan bir yapı içerisinde ateş yakmak
İgloyu eritmez miydi? Tam tersine İnuitler yanan ateşle
birlikte duvarların iç kısmında bir miktar erimenin oluştuğunu
ancak ateşin sönmesiyle birlikte donan bu tabakanın dayanıklı
bir sıva gibi yapıyı çok daha sağlamlaştırdığını gördü. Öyle
ki bu şekilde 'buzlu sıvayla' kapı İglolar sıcaklığın artı
derecelere çıktığı çok az sayıdaki güneşli yaz döneminde bile
ayakta kalıyor.
Ayrıntılı Bilgi ve diğer geziler için
0216.360.30.35 Metin Demirer' arayabilir yada
mdemirer@lukatours.com
mail gönderebilirsiniz.

|